10 Mart 2016 Perşembe

ÖZGÜR KAPMAZ

Şimdiki çocuklara komik gelecektir belki ama, biz 90’larda çocuk olanlar, dönemin ünlü sihirbazı Sermet Erkin’in şapkadan tavşan çıkarmasına hayli şaşırırdık. O yaşlarda şapkadan tavşan çıkaramasAak  da, avucumuzdaki metal parayı önce kaybedip ardından arkadaşımızın kulağının arkasından çıkarabilmek bile büyük numaraydı bizler için. Bunlar çoğumuz için çocukluğumuzdaki tatlı anılarken, yeni konuğum Özgür Kapmaz için bir yaşam biçimi olmuş. Öyle ki çocukluk hayalinin peşinden gidip sihirbazlığı kendine meslek edinmiş. Baş döndürürücü bir hızla ilerleyen hayatlarımızda bizi şaşırtmayı kendine iş edinmiş bu cesur adam ile sihirbazlık yolcuğunu konuştuk.

Ellyf: Nereden çıktı bu sihirbazlık işi? Çocukluk hayalin falan mıydı?

Özgür: Nereden çıktı nereden çıktı bir düşüneyim... Şapkadan çıktı:)
Şaka bir yana, ben 5 yaşındayken, tek kanal döneminde izlediğim bir sihirbazlık programında izlediğim illüzyonistten etkilenmemle birlikte başladı bu tutku. Sonrasında, hiç peşini bırakmadım bu sanatın. TV'de gördüğüm her programı izlerdim, TV başında çakılı kalırdım adeta sihirbaz izlerken. Daha sonraları kendi kendime maket kartonlarından hileli kutular yapar aileme ilk numaralarımı sunardım :)

Ellyf: Nasıl öğrenilir sihirbazlık? Usta çırak ilişkisi mi var? Okulu mu var? Ya da kendi kendini mi geliştiriyor insan?

Özgür: Nasıl öğrenilir? Cevabı sorduğunuz soruda mevcut. Kendi kendinize, usta-çırak ilişkisiyle, kitap ve dvd'lerle ve son olarak da sürekli performans yaparak yani sürekli gösteri yaparak kendinizi geliştiriyor ve yeni şeyler öğreniyorsunuz. Bu sanatın ne yazık ki bir okulu yok fakat usta illüzyonistler öğrenciler yetiştiriyorlar. Bir de İstanbul'da Türkiye'nin tek resmi kurumu İllüzyonistler Derneği var. Bu sanata hevesli adaylar derneğimizde kurs şeklinde eğitim alabilirler.

Ellyf: İşletme okuyup sihirbazlık yapıyor olmana ailen ve çevrenden nasıl tepkiler alıyorsun?

Özgür: Çok yerinde bir soru. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ne yazık ki hobi olarak başladığınız sahne ya da gösteri sanatlarında, hayalini kurduğunuz işe başlayabilmek gerçekten çok zor. Aile baskısı toplum baskısı denen olgular var. Bütün bunların altından kalkıp inadına sevdiğiniz işe yönelmeniz lazım. Ben de bunu yaptım. Tabi ki ailem en başta tuhaf karşıladı. Üniversiteyi boşuna okuduğumu düşündüler belki de, ama şu an onlar da alıştı çünkü benim mesleğim oldu bu sanat. Arkadaşlarımın hemen hemen çoğu bana saygıyla yaklaştılar, çoğu insanlar 8-6 , sevmedikleri işlerde çalıştıkları için bana gıptayla baktılar:)

Ellyf: İnsanların en çok şaşırdığı ve nasıl yapıldığını merak ettiği numaran hangisi?

Özgür: Çok genel bir soru, o yüzden ben de çok soyut bir cevap vereceğim. Bu sanatı icra etmek, diğer mesleklerden farksız. Demek istediğim şu: her işte olduğu gibi moral, stres, sinir, maddi sıkıntılar vb insani durumlar sizin performansınızı etkiler. Açacak olursam: bizler seyircilere gösterilerimizi sunarken ne kadar rahat ve güvende hissedersek yaptığımız numaralar da o kadar eğlenceli ve şaşırtıcı olur. 
Seyirciden aldığımız objeleri yani kendi üzerinde taşıdıkları şeyleri kaybedip başka yerlerden çıkartınca çok çok şaşırıyorlar. 

Ellyf: Yetişkinleri mi çocukları mı şaşırtmayı daha çok seviyorsun?

Özgür: Bu sanatın en güzel tarafı da bu. 7'den 70'e herkes tarafından seviliyor ve ilgiyle izleniyor. O yüzden benim de ayırt ettiğim bir kesim yok:) Ama kesinlikle çocukları etkilemek daha zor dersem yanlış söylememiş olurum.

Ellyf: Örnek aldığın kimse var mı sihirbazlık konusunda?

Özgür: Örnek almak diyemeyiz çünkü illüzyon sanatında özgün hatta orijinal olmanız lazım. En çok beğendiğim ve bana göre dünyanın en iyisi David Copperfield'dir.

Ellyf: Yurtdışında bazı sihirbazların show programları var, sokakta insanları şaşırtan numaralar yapıyorlar. Benzer bir teklif gelse ne dersin?

Özgür: Böyle teklifler çokça geldi, maalesef hiçbirisi gerçekleşmedi :)

Ellyf: Yetenek Sizsiniz’de yarışmışsın, neler kattı sana bu yarışmaya katılmak?

Özgür: Yarışmaya katılmak açıkcası pek birşey katmadı:)

Ellyf: Yetenek Sizsiniz’e sihirbazlık alanında pek çok kişi katıldı yanılmıyorsam ama en çok akılda kalan Aref oldu. Bu anlamda sıradışı bir imajın bu işte önemli olduğunu söyleyebilir miyiz?


Özgür: İllüzyon performansı sergilemek insanın kendine yakışanı giymesidir:)).
Nasıl ki, elbise seçerken kendi zevkimize göre giyiniriz. İllüzyon numaralarımızı da seçerken her illüzyonistin zevki ve tercihi farklıdır. Dolayısıyla, Aref'in tarzı ve gösterileri bir kesim tarafından çok beğeniliyor, bir kesim tarafından da hiç beğenilmiyor.

Ellyf: İki sihirbazın çekişmesini konu alan Prestige filmini izlemişsindir. Var mı gerçek hayatta da böyle çekişmeler?

Özgür: Defalarca izledim :)) Türkiye'de de birebir aynısı olmasa da benzer şekilde çekişmeler olmuş ve halen daha olmaktadır. Sunacağımız gösterilere hazırlanırken yaralanmalar olmuyor değil. Ya da meslektaşlar arasındaki çekişmeler her işte olduğu gibi bizde de var. Sanırım bu soruyu yaşça büyük ustalara sorarsanız daha heyecan verici cevaplar alabilirsiniz.

Ellyf: Sence iyi bir numaranın ne kadarı teknik hazırlık ne kadarı yetenek ile yapılıyor?

Özgür: Cevabı çok zor bir soru sordunuz. Ne yazık ki öyle bir oranlama söz konusu değil. Nedeni ise her numaranın ayrı bir dinamiği olmasıdır. Bazı numaralar tamamen teknik üstüne, bazıları ise tamamen el becerisine dayalıdır. Bunun en güzel örneği illüzyonun manipülasyon dalıdır. Manipülasyon yapan illüzyonistler, gecelerini gündüzlerini el becerilerini geliştirmek için çalışırlar. Manipülatör deriz bu işi yapan sihirbazlara. Şöyle düşünelim; bir gösteri sunacaksınız, yarım saat boyunca insanları şaşırtmanız ve eğlendirmeniz gerekiyor. Gösterinin tamamının teknik oyunlarla ya da manipülasyonla dolu olması mümkün değil ama imkânsız da değil.
Numaranın kendisi tamamen teknik de olsa, o teknikten faydalanıp numarayı icra etmek sizi sihirbaz yapmaz.

Sihirbazlık, insanlara sihirli anı yaşatmak, hissettirmekten geçer. O sebeple, istediğiniz kadar sihirbazlık setlerine sahip olun, onlara ruh katıp sunmadıktan sonra anlamsız oyuncaklardan ibarettir.

Ellyf: Senle söyleşi yapacağımı öğrenen bir arkadaşımdan şöyle bir soru geldi; “Sevmediğimiz insanları yok edecek bir sihir de var mı?”. Ne dersin?

Özgür: Arkadaşınıza çok selamlar :) maalesef bizler sadece illüzyonistiz, büyücü değil:)

2 yorum:

  1. Çok gûzel bir röportaj olmuş, özgür un zekice ve sıradışı cevaplarını keyifle okudum.

    YanıtlaSil
  2. Çok gûzel bir röportaj olmuş, özgür un zekice ve sıradışı cevaplarını keyifle okudum.

    YanıtlaSil