26 Temmuz 2015 Pazar

CAN KAPLAN

İster bir öğrenci ister bir çalışan olun; MS Office Excel herkes için hayat kurtaran bir program. Belki de bu yüzden hepimiz özgeçmişlerimizde iyi derecede Excel kullandığımızı iddia ediyoruz. Programın sahip olduğu yüzlerce özellikten belli başlı ve çok kullanılan birkaç özelliğini  bilince insan kendini uzman hissediyor olsa da işin aslı öyle değil. Excel üzerine iki kitap yazmış olan eski iş arkadaşım Can Kaplan’a göre Excel’i iyi biliyorum diyen biri, programı ancak %5 verimlilikte kullanabiliyor. Can ile altı kitaba tamamlamayı planladığı Bırakın Excel Halletsin kitaplarını ve diğer projelerini konuştum.

Ellyf: İnsanlara kitabından bahsetmeden önce biraz senden bahsedelim, nasıl bir eğitim hayatın oldu?

Can: Öncelikle bu söyleşi fırsatından dolayı teşekkür ederim. İstanbul' da başlayan ve devam eden bir eğitimim var. Ümraniye Anadolu Lisesi 2000 mezunuyum. Sonrasında 2004’te İstanbul  Üniversitesi'nde Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdim. Ardından İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Üretim Yönetimi, Boğaziçi Üniversitesi'nde de Yönetim Bilişim Sistemleri üzerine iki yüksek lisans yaptım. Bunun dışında Bilgeadam'da 1 yıl süre ile yazılım uzmanlığı eğitimi aldım.

Ellyf: Excel üzerine iki kitap yazacak kadar nasıl uzmanlaştın?

Can: Lisedeyken Qbasic ile yazılım dilleri konusunda ilgileniyordum. Lisans ve yüksek lisans tezlerimde  Visual Basic'den yararlandım. Bu yazılım dili Excel'in arkasında çalışan VBA (Visual Basic for Applications) dili ile çok benzer. Excel ve makrolara böylece bir giriş yaptım. İş hayatında ilk 7 yılda farklı sektörlerden - Fenerbahçe, Honda, Ford, Kom, Ülker - alanlarında lider şirketlerde farklı pozisyonlarda görev yaptım. Bu süreçte Excel konusunda yaklaşık yirmi kitabı tarayıp, yüze yakın farklı uygulama geliştirdim.

Ellyf: Excel üzerine bir kitap yazma fikri nasıl ortaya çıktı?

Can: Özellikle iş hayatına atıldığım ilk yıllarda sık iş değişiklikleri ile farklı sektörlerde tecrübe edinme fırsatı buldum. Birlikte çalıştığım ekiplerde, iş ortaklarımızda benzer iş ihtiyaçlarına çözüm üretme konusunda farklı bir becerimiz olduğunu da böylece fark ettim. Kitabın diğer yazarı olan meslektaşım Murat Turan, bir iş değişikliği ile benim iş değişikliğim sonrasında halefim olarak Kom Mayo'larındaki iş geliştirme görevimi devraldı. 3 yıl çalıştığım sürede, haftalık düzenli görevimi yarım günlük bir çalışma ile tamamlayabildiğim ona yakın uygulama geliştirdiğim bu pozisyonu devam ettirebilmesi için meslektaşım ile bir yıl süre ile her haftasonu bir tam gün birlikte çalıştık.

Ben arkadaşıma bu bilgileri paylaşırken öğretmeyi öğrendim. Onun da hızlı gelişimi ve katkısı ile yılın sonunda birlikte daha iyi, daha etkili yazdığımız bir seviyeye ulaştık. Öyle ki  "ben bu konuyu çok iyi biliyorum" demenin konu ile ilgili bilgi seviyemizi doğru temsil etmediğini, ürün kadar etiketin de önemli olduğu günümüz dünyasında, farklı, değer katan, bu konuda uzmanlaşmak isteyenlere yol gösterecek bir eser vermemizin doğru olacağını düşündük.    

Ellyf: İnsanların hemen her bilgiye internetten ulaşabildiği şu dönemde eğitici bir kitap yazmak riskli değil mi? Neden bir blog ya da internet sitesi yerine kitap yazmayı tercih ettin?

Can: Kitabı yazma fikrinden önce  cankaplan.com web sitesinde excel ve iş hayatına dair uygulamalar konusunda derlediğim bir web sitem vardı. Web sitesindeki paylaşımlarımızı daha da derinleştirerek farklı bir çalışma yapmak istedik. Bir yıllık ekip çalışmamız dönemimizde özellikle Excel makrolar ve iş hayatında problem çözme konusunda yazılmış türkçe kaynak konusunda yeterli bir literatür olmadığını fark ettik. Özellikle ileri excel teknikleri konusunda iyi olan, makrolar ile iş süreçlerini birleştirme noktasında sıkıntı yaşayan uzman ve analistlere, bir akış ile sıralı ve derli toplu olarak iş hayatından örnek uygulamalar sunan bir kitabın önemli katkı sağlayacağını düşündük. 2 yıllık bir kaynak tarama, içerik oluşturma,  düzenleme ve yazılım süreci ile kitabımızı tamamladık.  
Kitabımızı yayınladıktan sonra; www.letexceldoit.com web sitesinde ve http://www.letexceldoit.com/blog/ blogunda yeni çalışmalarımızı da paylaşmaya başladık.

Ellyf: Kitaplarını benzerlerinden ayıran özellikleri nelerdir?

Can: Özellikle bu alanda yazılan kitapların iş süreçlerine yönelik değil, excel özelliklerini vurgulamaya yönelik olduğunu gözlemliyoruz. İş hayatında bu tekniklerin nasıl uygulanabileceği konusunda alanında fark ve değer katan, Excel'de yapılamayacağı düşünülen bir çok konuya çözüm üreten vizyoner  bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Ellyf: Şirketlerde MS Office programları hayat kurtarıcı ancak sanki oldukça verimsiz kullanılıyor?

Can: Bu konuda sana kesinlikle katılıyorum. Farklı ofis eğitimlerinden de gözlemlediğim hali ile, iş süreçlerinin ihtiyaçları ve ofis uygulamalarının kapabiliteleri konusunda yeterli bir bağlantı kurulabilmiş durumda değil. Günler süren çalışmaları dakikalara indirdiğimiz, geliştirdiğimiz onlarca uygulama oldu. Şirketlerimizde karşılaştığımız pek çok probleme ofis uygulamalarının yeterli ve etkin çözüm olabileceğinin halen çok farkında olunmadığını görüyoruz.

Ellyf: Önceki sorudan hareketle, exceli iyi biliyorum diyen ortalama bir çalışan excelin ne kadarını biliyor olabilir?

Can: Bu soru hakikaten çok çarpıcı. Net bir değer vermek pek mümkün olmamakla birlikte,  üniversiteyi bitirdiği zaman CV’lerine Excel'i iyi kullandığını belirten arkadaşlarımızın %5 seviyesinde kullanmıyor olduklarını söyleyebilirim.

Ellyf: Kitabın ikincisi de çıktı, iki kitabın içerik bakımından nasıl farkları var?

Can: Pusula Yayınları’ndan çıkardığımız "Bırakın Excel Halletsin - İleri Excel ve İş Hayatında Problem Çözme" kitabımız ilk yılında ikinci baskısını yaptı. Daha  sonra "Bırakın Excel Halletsin - 105 Temel Teknik" konusunda ikinci kitabımızı yayımladık.
İlk kitabımız ileri Excel tekniklerini çözümlemiş, Excel'in sınırlarını keşfetmeye çalışan daha profesyonel kullanıcıları hedefliyordu. İkinci kitap ise tüm Excel kullanıcılarının temel olarak bilmesi gerektiğini düşündüğümüz yöntemleri standart Excel kitaplarından farklı olarak "bir konu - bir sayfa" olarak  resmediyor.

Ellyf: Başka kitaplar da gelecek mi?

Can: İkinci kitabını yayınladığımız "Bırakın Excel Halletsin" serisini,  6 kitaplık bir seri olması için çalışmaya devam ediyoruz. Veri görselleştirme, Satış ve Operasyon planlama, Strateji konularında Excel uygulamalarını ele alan yeni kitaplarımız olacak.

Ellyf: Kitapların dışında bir de gençlerle ilgili bir projen var, biraz bahseder misin? 

Can: Evet, iş hayatına yeni atılan, henüz kariyer yolculuklarının başında olan genç arkadaşlarımızın farkındalık ve kişisel gelişimlerini hedefleyen bir sosyal girişimcilik projesini yaklaşık 1 yıldır devam ettiriyoruz. "VISUM" adını verdiğimiz üniversite ve iş hayatı arasındaki vize anlamına gelen sürekli öğrenen bir organizasyon. Katılımcılara eğitim, seminer, staj, proje, iş, network, liderlerle sohbet ve koçluk alma imkanları sunuyor.
İlgilenen tüm paydaşlar www.visumcareer.com sitesinden detaylı bilgilere ulaşabilir. Bana da konu ile ilgili sormak istedikleri her nokta için cankaplan@gmail.com adresinden ulaşabilirler.

Ellyf: Bu projeye kimler, nasıl dahil olabilir?

Can: Bu projeye üniversite öğrencisi veya mezunu olan herkes katılabiliyor. Katılmak isteyen arkadaşlar ile proje hedeflerini ve detaylarını paylaşmak üzere "tanışma toplantıları" düzenliyoruz. Sonrasında aylık olarak katılımcıların okumaları planlanan kitaplar paylaşılıyor.

Ellyf: Son olarak gelecekte bu proje ile ilgili hedefin nedir?

Can: Sana bu konuya dair bakış açımı anlatan bir hikaye anlatmak istiyorum. Bir konferans salonuna toplanan 500 kişi üzerlerinde isimleri yazan koltuklara yerleştirilir. Her birine birer balon verilir. Bu balonları hayata dair beklentileri, hayalleri, aşk, sevgi, mevki, makam, para, pul vb. her ne ise düşünerek şişirmeleri istenir. Balonların üzerine isimlerini yazarak tüm balonları küçük bir odaya yerleştirmeleri istenir. Katılımcılara 5 dk. zaman verilir ve 500 balonun bulunduğu odaya girip kendi balonlarını bulmaları halinde balonu şişirirken düşündükleri tüm hayallerinin kendilerine ömürleri boyunca sunulacağı belirtilir. Bu 5 dk.'lık süreçte odada bugün dünyada görmeye alıştığımız dirsekler, engellemeler, haksızlıklar, başkalarının balonlarının patlaması, başkalarının haklarını hiçe sayan yaklaşımlar gözlemlenir ve günün sonunda kimsenin hayallerine ulaşamadığı gözlemlenir.

Benzer uygulama 2 dk. süre verilerek fakat bu sefer her kişinin kendi eline gelen ilk balonu alıp üzerinde ismi yazan koltuğa bırakması ile ilerlediğinde, tüm katılımcıların kendi balonlarına ulaşması ile sonuçlanır.
Bu bize herkesin bildiği, hırslarla dolu istikamete koşmaktansa, öğrenmeye, farklı bir perspektife, paylaşmaya, yardımlaşmaya dayalı ters istikamete koştuğumuzda hayallerimizi gerçekleştirmemizin daha olası olduğunu gösterir.

Bu farkındalığı ben kitabı yazma sürecimde yaşadım. Yetiştirdiğim arkadaşım en iyi takım arkadaşıma dönüştü. Birlikte iş yapma fırsatına ve 2 yıl içerisinde 10 kişilik bir takıma dönüşmemize vesile oldu. Bu yaklaşım ile bugün 110 kişiye yaklaşan VISUM projesinin katılımcılarının 2 yıl içerisinde 1.000 kişiye ulaşmasını hayal ediyorum. Bu organizasyonun bugün Türkiye'de yapılmayan, değer katan, fark yaratan işler ortaya çıkarmasını hedefliyoruz.
İçinde bulundukları toplumu ve organizasyonları dönüştüren, değer katan bireyleri geliştiren sürekli öğrenen bir organizasyon olacağına inanıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder