16 Aralık 2012 Pazar

BAY J

8-18 arası çalışan ofis insanları bilir, iş çıkışı serviste bir iş arkadaşınız kahkahalar atarak radyo dinliyorsa, kulaklıktan duyduğu ses kesin Bay J’ye aittir. Dahası araba kullanırken dikkat dağıtıcı olabilen Bay J nedeniyle, kaç defa kırmızı ışıkta yan arabadan manidar bakışlara maruz kaldığımı ben bilirim. Dakikada 110 kelimeyi art arda, hızlı ve hızlı olduğu kadar da komik sıralayabilen bir adam kendisi. Komik olmasının yanında cesur da... Kadın erkek ilişkileri ve insanlık halleri üzerine, çoğu insanın aklından geçirip söyleyemediklerini, kendisinin özne olduğu hikayeler ile öyle güzel anlatıyor ki kahkaha atmak işten bile değil. Gerçek adı Jerfi Benveniste olan Bay J radyo dinleyicileri için bir fenomen olmuşken son bir kaç yıldır televizyonda yaptığı işlerle de adından sıkça söz ettiriyor. Kadın hayranlarının televizyonda daha sık görmek istediği Bay J ile bu güne kadarki çalışmalarını ve gelecek projelerini konuştum.
Ellyf: Bundan 4-5 yıl öncesine kadar kimse Bay J’yi görmemişti, özellikle görsel medyadan uzak duruyordunuz. Ne oldu da sonrasında gizlenmekten vazgeçip ekranlarda görünür oldunuz?
Bay J: Görünmemek tam olarak benim seçimim sayılmaz aslında. Power Fm yönetimi radyocuların bir büyüsü olduğuna inanıyordu ve dışarıda başka bir iş yapmamızı istemiyordu, görünürsek büyü bozulur diye. “Herkes kafasında sizi farklı canlandırıyor, bunu bozmayalım.” diyorlardı. 2010 yılında Doğuş Grubu’na transfer olduğumda Virgin Radio’da böyle kurallar olmadığını gördüm ve gelen televizyon projeleriyle ilgilenmeye başladım.
Ellyf: Görünür olduktan sonra neler değişti?
Bay J: Fazla bir şey olmadı doğrusu... En önemli değişiklik yolda selam verenlerin sayısının büyük ölçüde artması oldu. Ha tabii bir de 9 senedir radyo programından başka bir şey yapmıyordum, rutinimi kırınca daha yaratıcı ve komik biri olmuş olabilirim.
Ellyf: Radyodaki programda ilişkiler ve evlilik üzerine çok rahat, hatta aykırı espriler yapıyorsunuz, RTÜK ile aranız nasıl?
Bay J: inanması güç biliyorum ama 21 yıllık yayın hayatımda RTÜK’le hiçbir sorunum olmadı. Ayrkırı espriler, sıradan esprilerden daha komik. Sanırım ben bu esprileri kimseyi kırmadan dökmeden yapmayı başardım. Ha pardon sadece bir uyarı almıştım ama uzun yıllar oldu. Konu da AIDS hastalığının çıkışıydı. Maymunlardan insana bulaştığı yönündeki bulguları konuşurken, bunu ilk olarak hangi insana ne şekilde bulaştırdı maymunlar filan derken aldık uyarıyı ama büyük bir sorun yoktu.
Ellyf: Radyodaki başarınız tartışılmaz olsa da programlarınızı çok Amerikan bulanlar da var, ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Bay J: Doğru düşünüyorlar. Ben uzun yıllar boyunca Amerikalı stand up komedyenleri izledim ve aralarında bazıları halen ürettiğim esprilerin formasyon babalarıdır. Ben neye gülüyorsam insanlara da onları anlatıyorum. Kapasite olarak daha düşük bir dinleyici kitlem olsaydı bile ben kapasitemi düşürmezdim.
Ellyf: İtalyan-İspanyol-Türk, kendinizi hangisi olarak ifade ediyorsunuz? Bu çok kültürlü durum avantaj mı dezavantaj mı yaratıyor?
Bay J: Türkiyede doğdum büyüdüm, en çok Türk’üm doğal olarak. Babadan kalma İtalyan pasaportu farklı bir kimlik daha taşımamı sağlıyor, onu da kullanıyorum. İspanyollukla pek alakam yok orta derecede İspanyolca konuşurum, o kadar.
Ellyf: Uzun yıllar radyoculuk yapmış ve neredeyse bir efsane olmuşken, radyoculuğun yanında televizyon çalışmalarınız da oldu. Televizyondan beklentiniz neydi, bu beklenti gerçekleşti mi?
Bay J: Televizyona büyük ümitler ve bir televizyon yıldızı olmak için girmedim. Değişikliğe ihtiyacım vardı çünkü uzun yıllar boyunca tek yaptığım şey komedi yazıp şovumu sunmaktı. Beklentim gerçekleşti ve gerçekten çok memnunum yaptıklarımdan. Tabii ki 3 senede 6 projede çalışıp hepsinin harikulade olmasını bekleyemezdim. Nitekim bir kısmı çok keyif verdi, bir kısmı da hadi bakalım hala televizyonda bir şeyler yapıyorum der gibiydi.
Ellyf: Çal Kalbimi, 101, Fazla Mesai gibi programlarda sunuculuk yaptınız, radyoda program sunmak ile TV’de sunmak arasında ne gibi farklar var sizin için? Hangisinde daha rahatsınız?
Bay J: Radyo benim evim gibi, kimsenin bana dokunamadığı özgür dünyam. Kendimi ispat ettiğim 90’lı yılların sonundan beri son derece rahatım çünkü neyin tuttuğunu neyin itici olduğunu büyük oranda çözdüm galiba. Televizyonsa son derece vahşi bir dünya; siz rahat olmak isteseniz de kimse size rahat vermiyor zaten. Ratingler, rakipler, her seferinde performans yükselterek devam etme sorumluluğu... Radyo iyidir.
Ellyf: Benzemez Kimse Sana yarışmasında pek çok ünlüyü taklit ettiniz, beni en çok güldüren Sezen Aksu taklidinizdi... Sizin en heyecan duyarak taklit ettiğiniz ya da en çok oldum dediğiniz isim kimdi?
Bay J: Ben anlamsız derecede çok benzedim Özdemir Erdoğan’a. Görüntü, ses, tavır... Sunucu bile “Ben Özdemir Bey’in eşi olsam, akşam kapıyı çalsan, hoş geldin bey deyip içeri alırdım” demişti. Sezen Aksu taklidimi hatırlamak bile istemiyorum hahahaha şaka gibiydi. Kendimi izleyince yerin dibine girdim, minik serçe olmuş koca öküz; kürek gibi eller, koca koca omuzlar...
Ellyf: Yarışmanın bir de sosyal yardımlaşma boyutu vardı, siz sanırım Koruncuk Vakfı için yarıştınız, yarışmanın bu boyutu olmasaydı da bu yarışmada olmayı kabul eder miydiniz?
Bay J: Ederdim tabii, çok eğlenceli bir yarışma olacağı baştan belliydi. Çok isteyerek girdim bu projeye,  nitekim yaklaşık 10 hafta ratinglerde bir numaraydı. Bu kadar önemli bir amaç için olması ise işi daha da tatlandırdı.
Ellyf: Eğitiminiz müzik üzerine, neden müzik konusunda ön plana çıkmak yerine radyo ve tv programcılığını seçtiniz?
Bay J: Gerçekten bilmiyorum. Buna cevap vermek çok zor. 25 senedir sahne şarkıcısıyım aslında ve hala özel gecelerde, şirket toplantılarında, zaman zaman gece mekanlarında sahne alıyorum. 1997-2001 yılları arasında kendi stüdyomda ürettiğim 300 kadar reklam filmi müziği de var hatta, yani çok uzak kalmış değilim müzikten ama bu yönüm fazla bilinmez.
Ellyf: Benzemez Kimse Sana’da yarışırken sesinizin ne kadar güzel olduğunu da duyduk, zaten sahne çalışmalarınızı bilenler biliyordu. Albüm yapmayı düşünür müsünüz?
Bay J: Açıkçası albüm çok özel bir konsantrasyon gerektiriyor ve benim radyo, televizyon ve dublaj işlerim nedeniyle bu kadar büyük bir vakit ayıramama gibi bir durumum var. Ama bir gün, tabii ki isterim.
Ellyf: Evli Bay J ile bekar Bay J arasında ne gibi farklar var? Kadın hayranlarınızın davranışlarında bir değişiklik oldu mu?
Bay J: Aman canım ne fark olacak, artık eski karım dışında biriyleyim yoksa karakterim değişecek değildi ya... Bayan hayranlarımla ilişkimiz çok dengeli ve saygılıdır. Bu güne kadar sanıldığı kadar fazla ahlaksız teklif almadım. Silik bir profil çizmeye çalışırım, çok şaşaalı bir hayatım yok.
Ellyf: Eros adında bir oğlunuz var, sizin şöhretinizin ne kadar farkında? Şöhretli bir baba olmanızın aranızdaki ilişkiye ne gibi bir etkisi var?
Bay J: Valla son derece farkında şöhretin ne olduğunun, şimdi artık kanıksadı ama daha küçükken “Ben Bay J’nin oğluyum.” diye çığırıp duruyordu. “Oğlum yapma, ayıp.” Diyordum,  o da “Neden ki,  neden ayıp olsun ki, kim olduğumu bilsinler.” diyordu. Çok güldük tabii ama annesiyle ünlü olmanın birinin oğlu olmak olmadığını, kendisinin bir şeyler başarması gerektiğini öğrettik.
Ellyf: Son olarak önümüzdeki dönemde radyo ve TV’deki yeni projelerinizden bahseder misiniz.
Bay J: Yakın dostlarımla bir sitcom projesi üzerine çalışıyoruz. Çok teklif de var yeni televizyon programları için ama ben iki program arasında biraz ara vermenin faydasına inanıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder