3 Temmuz 2012 Salı

DİLŞAD ÇELEBİ


Son dönemin yıldızı parlayan oyuncularından Dilşad Çelebi, Söyleşi Günlüğü'nün yeni konuğu. İnternet gazeteciliğinin en çok sevdiği ve hakkında fotogaleriler yaptığı, makyajsız fotoğrafları tanınmayan ünlülerden değil kendisi. Söyleşiye de uzun ve koşuşturmalı bir günün sonunda makyajsız geldi, bakınız fotolar. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim; kız güzel azizim! Üstelik yetenekli ve de başarılı bir akademik geçmişe sahip. Arkadaşımın arkadaşı arkadaşımdır felsefesinden yola çıkıp kendisiyle söyleşmek istediğimde sağolsun kırmadı. Pek çok reklam filmi ve Gönülçelen, Seni Bana Yazmışlar gibi dizilerden tanıyoruz kendisini. Geçtiğimiz haftalarda da Yalan Dünya'ya konuk oldu. İşte karşınızda gelecek yılların fenomeni olacak oyuncu...


Ellyf: Şu anda oyunculuk yapsan da aslında akademik kariyerin çok farklı. Fen Lisesi mezunusun, sonra üniversitede Bilgisayar Bilimleri okumuşsun, şimdi de  İşletme yükseklisansı yapıyorsun. Bu kadar okulun arasında oyunculuk nasıl başladı?
Dilşad: Fen lisesi mezunu olduğum için üniversitede mecburen sayısal tercih yaptım. İlk yıllarımda okulu bırakmak istedim. O dönemde bir ara reklam yazarlığı yaptım, çizgi film yazdım ama sonra yine de Bilgisayar Bilimleri’ni bitirmeye karar verdim. Bu arada okulun son yılında Gaye Sökmen Ajans’a kaydoldum ve ajans sayesinde bir reklam filminde oynadım, ardından da dizi teklifi geldi.
Ellyf: Oyunculuk eğitimi aldın mı?
Dilşad: Konservatuvar eğitimim yok ama Laçin Ceylan’dan oyunculuk üzerine özel ders aldım.
Ellyf: Derdest, Kapadokya Düşleri, Alayına İsyan, Gönülçelen, Seni Bana Yazmışlar gibi pek çok dizide oynadın. Son olarak da geçtiğimiz günlerde Yalan Dünya’da konuk oyuncu olarak yeraldın. Yeni   projeler var mı?
Dilşad: Aslında bir dizi olacaktı ama aynı dönemde de Küba seyahati sözkonusu oldu. Küba mı dizi mi deyince Küba ağır bastı. Castro öldü ölecek, bu fırsat kaçmaz dedim ve Küba’ya gittim.
Ellyf: Son uzun soluklu projen Seni Bana Yazmışlar’da Cemal Hünal, Yeliz Kuvancı ve Ali İl gibi son dönemin genç ve yetenekli oyuncularıyla oynadın. Nasıldı set ortamınız, dizi beklenenden kısa sürdü?
Dilşad: Başlarda set ortamımız çok keyifliydi ve dizinin reytingleri de gayet güzeldi aslında. O dönemde babamı kaybettim ve bu nedenle bir kopukluk yaşadım. 10 bölüm sonunda diziyle ilgili de bazı terslikler çıkınca planlanandan kısa sürdü.
Ellyf: Reklam oyunculuğunu mu, dizi oyunculuğunu mu daha çok seviyorsun?
Dilşad: Reklam oyunculuğunu daha çok seviyorum. Dizide her haftaya 90 dakika yetiştime sıkıntısı olduğu için, 15 gün hiç repo vermeden, günde 3 saat uykuyla çalıştığımı biliyorum. Bu süre zarfında sürekli çalışmasan da sahnenin gelmeni bekliyorsun. Dizide yetiştirme kaygısı olduğu için ister istemez içine sinmeyen sahneler olabiliyor. Reklamda ise  bir sahne üzerinde yeterli tekrar yapma şansın oluyor.
Ellyf: Diziler tanınma konusunda daha mı çok yardımcı oluyor?
Dilşad: Dizilerde oynamak kesinlikle tanınırlığın artmasına daha çok katkı sağlıyor.
Ellyf: Tanınırlık demişken, normalde kıvırcık saçlısın ama dizilerde genelde düz kullanıyorsun. İnsanlar seni yolda tanıyorlar mı?
Dilşad: Saçlar nedeniyle çok tanımıyorlar aslında ve benim de işime geliyor çünkü ben vapurda, orada burada çok rahat dolaşan biriyim.
Ellyf: Gönülçelen’de ve Seni Bana Yazmışlar’da izleyicinin kötü olarak kabul ettiği karakterleri oynadın. Bir kere kötüyü oynayınca hep öyle mi devam ediyor?
Dilşad: Gönülçelen’de dizinin başında intihar eden kızı, devam eden bölümlerde ise o kızın intikam almaya gelen ikizini oynadım. Bahar karakteri baya baya ruh hastasıydı hatta... Yapımcılar da bir defa o rolü sana yakıştırınca genelde o yönde teklifler geliyor. Seni Bana Yazmışlar’da kötüden ziyade biraz saf bir karakteri oynuyordum.
Ellyf: Diziler devam ederken oyuncular set ortamını ballandıra ballandıra anlatıyor. Dizi bitince ne oluyor o sıkı fıkı ilişkilere?
Dilşad: Benim arkadaşlıklarım genelde kamera arkasındakilerle devam ediyor. Seni Bana Yazmışlar’da set çok iyi başlamıştı ama sonlara doğru benim özel durumların yüzünden koptuk biraz.
Ellyf: Şu andaki dizilerden olmak istediğin bir karakter var mı ya da oynamayı hayal ettiğin bir rol?
Dilşad: Şu sıralar Muhteşem Yüzyıl’da Mihrimah Sultan’ın büyümüş halini oynamak isterdim ama o rolün de talibi çok. Onun dışında Hakan Günday’ın eserleri çekilirse, orada oynamak isterim. İzledikten sonra keşke ben de bir parçası olsaydım dediğim pek çok film var.
Ellyf: Sinema filmi konusunda iş kovalıyor musun iş mi sana geliyor?
Dilşad: Aslında iş kovalamıyorum, birkaç film teklifini de reddettim çünkü senaryo içime sinsin isiyorum. Tabii şimdi sen; “reklamda, dizide oynuyorsun da bunu mu beğenmiyorsun?” diyebilirsin ama sinema benim için ayrı bir kulvar.
Ellyf: Klasik bir soru olsa da sormadan geçemeyeceğim, kuralların var mı oyunculukta?
Dilşad: Yok, aksine kaliteli bir proje, içime sinen bir sinema filmi olduğu sürece rahatım. Anneme sorsan vardır tabii... Dizide bu tür bir sahnede oynamam ama. Diziler her an evlerin içinde olduğu için tercih etmem.
Ellyf: Hep merak ederim; oyuncular bir yerlerde oynamadıkları, çalışmadıkları zaman nasıl geçinirler? 2-3 yıl ortadan kaybolurlar ya...
Dilşad: Çalıştığımız dönemlerde tatmin edici paralar kazanıyoruz. Bu para çalışmadığımız zamanlarda da yetiyor çoğunlukla ama çok uzun sürerse annemden-ablamdan geçiniyorum.
Ellyf: Akademik olarak eğitimini aldığın alanda çalışmayı düşünmüyor musun hiç?
Dilşad: Hayır. Hiç öyle bir isteğim yok.
Ellyf: Söyleşinin başında da çizgi film yazdığından bahsetmiştin...
Dilşad: Çizgi film senaryosu çok naif birşey aslında. 80 bölüm oynadı Star’da. Bilgisayar bölümünden ayrılmak istediğim dönemde Visual Communication Design diye bir bölüme geçmek istedim. O dönemde Ali Murat Erkorkmaz’ın yanında staj gibi çalışmaya başladım. “Bekir Tekir ve Kuyrukları” onun eski çizgi filmiymiş. Tekrar 3D’sini yapıyoruz dediler ve ben de çizgi filmdeki 2 rock star kedinin diyaloglarını yazdım. 
Ellyf: Bir de kitabın çıktı “Şatşat Nereye- Yıldızsız ülke?”. Çocuk kitabı sanırım, nasıl gidiyor satışlar?
Dilşad: Yazmayı seviyorum. Benim büyüklere çocuk kitabı yazmak gibi bir hayalim vardı. Bakarsan başucu kitaplarım da “Alice Harikalar Diyarında” ve “Küçük Prens”’tir. Ben o niyetle yazdım, en kötü ihtimal matbaada bastırırım diyordum, sonra yayınevlerine gönderdim; kabul geldi. Bu yıl Ocak’ta serinin ilk kitabını basmış olduk. 23 Nisan’da da ilk imza günümüzü yaptık.
Ellyf: Seri kaç kitap olacak?
Dilşad: 3 kitap olacak. Şu anda 2. kitabı bitirmek üzereyim. Hatta büyükler için, çocuk kitabı dışında da birşeyler yazmaya başladım.
Ellyf: İnsanlar ilk kitaplarında genelde kendileri üzerinden yazarlar, bu kitapta Dilşad var mı?
Dilşad: Var aslında, ana karakterin Şatşat olduğu düşünülürse... Kitabın genelinde ise ne kadar absürt şeyleri ne kadar normal algıladığımızı anlatmaya çalıştım.
Ellyf: Bulmaca çözmeyi de çok seviyormuşsun.
Dilşad: Evet, bulmacayı severim. ÖSS’ye hazırlanırken kare karalamaca vardı. Onu yaprak yaprak yırtar, dershanede test sonrası çözerdim.
Ellyf: Ablan gerçekte akademisyen olmasına rağmen bir kısa film çekmiş. Ailede bir ilgi var sanırım, sen de oynamış mıydın o filmde?
Dilşad: O dönemde oyunculukla  hiç alakam yoktu, sadece yoldan geçen birini canlandırdım. Ablam aslında Endüstri Mühendisi ama bir dönem İFSAK’ın kurslarına gitmişti. Bazı senaryoları da var ama şu anda aktif olarak bu konuyla uğraşmıyor.
Ellyf: İleride abla-kardeş biriniz yazar, biriniz oynarsınız. Güçlerinizi birleştirip güzel işler çıkartabilirsiniz...
Dilşad: İnşallah. Ben ablamı çok yetenekli buluyorum, o da keyfine birkaç senaryosunu daha çekmek istiyor. Bakalım, güzel olabilir.

4 yorum:

  1. Söyleşilerin her geçen gün daha iyiye gidiyor, tebrikler Elif.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim, desteğinizle daha da iyi olacak :)

    YanıtlaSil
  3. Bu yönünü bilmiyordum. Çok keyifli röportajlar, tek tek okuyacağım :) Bu arada Dilşad ve ablasıyla aynı okul binasında okumuştuk :) Hatta bir akşam Dilşad'a sarkıntılık eden bir serseriyi Anıtpark'ta kovalamak zorunda kalmıştım. Ablası da kendisi de zarif ve çok güzel insanlar :)

    Barış UZUN

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eyvallah Barışcım, hepsini beğenirsin umarım :)

      Sil