25 Mayıs 2012 Cuma

AYŞE ARAL


Ayşe Aral, Aral ailesinin medyaya adım atan son üyesi...  hurriyet.com.tr internet sitesinde  başlayan yazılarını, samimiyeti ve coşkusunun doğal bir sonucu olarak Hürriyet gazetesine taşıyan yazar, bugünlerde Beyaz TV'de "Beyaz Manşet" programı ile ekranlarda. Yazılarında yakın bir arkadaşın ya da akıl almak için dertleştiğiniz bir aile ferdinin içtenliği var. Hayatın içinden ve kendi yaşamından alıntıladığı yazıların yanında, "Yetiş Ayşe" köşesiyle pek çok kimsenin hayatına değip; değiştirip güzelleştirerek tek başına bir sosyal sorumluluk projesi yürütüyor. Öyle bir sosyal proje ki bazen hüzünlü bir hikayenin kahramanlarına yardım eli uzatılıyor bazen de mezuniyet partisine elbise alamayan genç bir kıza elbise bulunuyor. En olmayacak hikayenin sonunu gülümseterek bağlayıveriyor. Gerek yazılarındaki  gerekse TV programındaki sıcak duruşu sahte değilmiş. Kendisine söyleşi yapmak üzere ulaşmaya çalıştığımda yarım saat geçmeden yanıt göndermesi de bunun en güzel kanıtı...

Ellyf: Aral ailesinden geliyor olmanın sizi diğer insanlardan/yazarlardan farklı kıldığını düşünüyor musunuz? Öyleyse neler farklı?

Ayşe: Babam Tekin Aral ve amcam Oğuz Aral çok sevildikleri için insanlara daha şirin, daha güvenilir göründüğümü sanıyorum.


Ellyf: Avanak Avni ve Arap Kadri karakterlerinin hayatınızdaki yeri nedir?

Ayşe:  İkisi de bana kardeş gibidir. Beraber büyüdük desem yeridir... Özellikle Arap Kadri bana çok çektirdi, babamı hep elimden aldı.


Ellyf: Yazı yazmaya başladığınız günden bu yana hayatınızda neler değişti?


Ayşe: Nefes alışım değişti. Bir sürü okur dostum oldu ayrıca hayatımda hiç bu kadar poh pohlanmamıştım.


Ellyf: Örnek aldığınız bir köşe yazarı var mı? Hedefleriniz, yeni projeleriniz neler?


Ayşe: Kimseyi örnek almamak gibi sabit bir huyum var. Esinlenme dersek elbette babam ve amcam derim. Hedeflerimden biri harika bir yazar olmak, ikincisi bir sit com yazmak ve üçüncüsü roman sonra da TV'de Yetis Ayşe"'yi hayata geçirmek. Vay be sayınca gordum amma çok hedefim varmış.


Ellyf: İngiltere'de geçirdiğiniz günleri eğlenceli bir şekilde anlattığınız yazılar var, neler kattı size orada geçen günler?
 
Ayşe: Az da olsa kendi başıma kalabilmeyi, ayakta durmayı ve belli bir parayla geçinmeyi öğretti.

Ellyf: Ailelere çocuklarını yurtdışına göndermelerini tavsiye eder misiniz?

Ayşe: Elbette... Ben yalvarıyorum benim kıza git diye, gitmiyor.

Ellyf: Aldatılma hikayenizi yazdınız ve çok konuşuldu. Şu anda aşk sizin için ne ifade ediyor?

Ayşe: Aşk meşke pek inancım kalmadı. Ha illa aşk var diyorsanız o zaman artık biri bana aşık olsun, ben olmamaya kararlıyım...



Ellyf: Kızınızla ilgili en büyük hayaliniz nedir?


Ayşe: Kendi hayallerini gerçekleştirmesi.


Ellyf: Yetiş Ayşe ile pek çok kişiye yardım ediyorsunuz. Bugüne kadar sizi en çok etkileyen konu neydi?

Ayşe: Say say, yaz yaz bitmez ama tecavüzler, ensest iliskiler ve dayak beni en çok üzenlerden.

Ellyf: Ekşi Sözlük vb. sayfalarda yazılarınız ile ilgili yorumlar genelde negatif, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Ayşe: Hiç umrumda değil, bakmıyorum bile. Ayrıca onların işi negatif olmak değil mi? :))

Ellyf: Sosyal paylaşım sitelerini aktif olarak kullanıyor musunuz, sizce bu kadar paylaşım hayatlarımızı nasıl etkiliyor?

Ayşe: Çok aktif kullandığımı söyleyemem. Doğru kullanırsan harikalar yaratıyor, yanlış kullanırsan da içine ediyor.

Ellyf: Köşe yazarı olmak isteyen birine tavsiyeleriniz neler olur? :))) 

Ayşe: Çok çok çok okumasını. Bulduğu herşeyi; bir ilacın prospektüsünü bile okumasını. Yazarlara arada bir göz gezdirmesini ayrıca ne tür yazmak istediğinden kesinlikle emin olmasını tavsiye edebilirim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder